• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Yeni-Bir-Sen-857165521038233/timeline/
  • https://twitter.com/yenibir_sen
 
 
 
 
 
 
KIRMIZI ETTEN ve İŞLENMİŞ ETTEN UZAK DURMALI MIYIZ?

Birçoğumuzun severek tükettiği, beslenme alışkanlıklarımızın ön sıralarında yer alan, davet sofralarında yerini bulan kırmızı etten; sabahları “bir sucuklu yumurta yapıp yiyelim” demekten veya çocuklara sosisli makarna yapmaktan kaçınmalı mıyız?

Öncellikle kırmızı etin çok iyi bir protein, demir, çinko, B12 vitamini kaynağı olduğunu belirtmeliyiz. Fakat bu besinsel değerin yüksek olması sınırsız veya istediğimiz kadar yememiz anlamına gelmiyor.

Yapılan çalışmalara göre kırmızı etin fazla tüketilmesi (dana, kuzu, oğlak, geyik ve domuz eti) ve işlenmiş et ürünleri (sucuk, salam, sosis, pastırma, jambon,) kanser, koroner kalp hastalığı, tip 2 diyabet, felç gibi yaşamı tehdit eden kronik hastalıklara zemin hazırlamaktadır. Üstelik kırmızı etin aksine sınırlı miktarda işlenmiş et tüketimi bile kolorektal (kalın bağırsak) kanserine yakalanma riskini artırıyor. İşlenmiş etürünleri tüketimi neden daha fazla risk taşıyor? Tütsüleme, tuzlama, kurutma ve bazı kimyasal koruyucular ile işleme tutulan bu et ürünleri kansere neden olan N-nitrozobileşiklerin öncü maddesi olan nitritleri içermesi, tütsüleme işlemine tabi tutulan et ürünleri ise kansere neden olan polisiklikaromatik hidrokarbonlar (PAH) oluşumuna yol açması ile birlikte işlenmiş kırımızı etin yapısında bulunan hem demirinin de kanser riskini oluşturabilmesi kolorektal kanserine yakalanma riskini artırıyor

Peki, kırmızı et tüketimi nasıl kanser riski oluşturuyor? Kırmızı et demirin bağırsak duvarına zarar veren “hem” formunu taşıması, bağırsakta N-nitrozo bileşiklerin üretimini tetiklemesi, yüksek sıcaklıkta pişirilen etlerde kansere neden olan heterosiklik aminler ve polisiklikaromatik hidrokarbonlar (PAH) gibi ürünlerin ortaya çıkması gibi faktörler de kırmızı et tüketiminin kanserle olan ilişkisini açıklamaktadır.

Bu olumsuzluklarla birlikte beslenmemizden kırmızı eti tamamen çıkarmamız gerekmiyor. Diyetimizde kırmızı eti sınırlamak ve doğru pişirme yöntemleriyle pişirmek akıllıca bir çözüm olabilir. Görünen yağlı kısımlarından temizlenmiş kırmızı eti pişireceğiniz zaman mangalda yani ateşe yakın mesafede (yaklaşık 10-15 cm’den az) veya kızartma yöntemiyle pişirmek yerine fırında, ızgara veya haşlama yöntemlerini tercih edebilirsiniz.

Diyetimizde sınırlandırma yapmak adına haftada 500gr veya daha az kırmızı et tüketimi önerisini sunan Amerika Kanser Araştırma Enstitüsü (AICR ) ve Dünya Kanser Araştırma Fonu’nu(WCRF) dikkate almak sağlığımız açısından oldukça önemlidir. Ancak işlenmiş et tüketimi söz konusu olunca sınırlama yapmak yerine bağırsak sağlığımızı korumak ve kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltmak adına işlenmiş et ürünlerinden kaçınmak gerekmektedir. 

  
713 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın